 |
- Sayın Vahit Duran, asiretimiz Sexbilan ve koyumuz
- Mahmutlu`nun tarihi uzerine bir calısma icerisinde
olduğunuzu
- biliyorum. Bu konuda sizinle konusmak ve
- “mahmutlukoyu.com” da yayılamak istiyorum.
- Tabii... olabilir. Fakat konusacaklarımız ne kadar anlasılır
ne kadar
- anlasılmaz onu bilemiyorum.
|
-
- Neden anlasılmasın ! Sonucta asiretimizin ve koyumuzun
tarihi
- ile ilgili seyler...
Siteyi takip edenler coğunlukla genc. Merak ettikleri
konular farklı
olabilir. Soyleyeceklerim ilgilerini cekmeyebilir.
Yok, yok, oyle değil...ilgilerini ceker ve soylenenleri
anlarlar.
Anlamayanda, annesine babasına veya bir buyuğune sorar.
Soylemek istediğim su aslında. Biz Kırsehir Kurdleri
kusakları arasında
bir kopukluk var. Bizim soylediklerimizi gencler, genclerin
soylediklerini
ise bizler anlamıyoruz bazen. Birde memleket dısında, baska
ulkelerde
yasıyoruz. Bu kopukluk doğal olarak farklı duygu ve
merakları ortaya
cıkarıyor. Dediğim gibi merak edilen konular bazıları icin
anlam
tasımıyor olabiliyor.
Bu doğal birsey değilmi? Her kusağın kendine gore bir merakı,
bir zevki olabilir.
Tabii ki olabilir. Buna itiraz edilmez zaten. Ama bazı temel
konularda
ortak duyguların ve merakın olması sart. Bu olmadımı o
toplum kendi
varlığına yabancı duser ve zamanla farklı bir sey olur cıkar.
Kendine
yabancılasır yani. Bazı değerlerin bu iliski ve ortak dil
uzerinden genc
kusaklara aktarılması gerekir. Orneğin...
Evet.. Orneğin
Simdi herkes futboldan hoslanır veya hoslanabilir. Genc
olanda yaslı
olanda. Dunyada hemen heryerde bu boyledir. Ama bir Alman
veya
Hollandalı, bir ingiliz genci ile futbolun dısında tarihi ve
kulturu ile ilgili
sohbet edebilir, tartısabilirsiniz. Ustelik ailesi, koyu
veya sehri uzerine
bilgileri bir cırpıda onunuze dokerler. Olağan ve doğal
birseydir bu.
Konustuğunuz genc bir Kurd ustelik Kırsehirden geliyorsa is
o zaman
zorlasıyor.
Nasıl zorlasıyor ?
Bu konularda soyleyecek , konusulacak bir sey olmuyor o
zaman. Biraz
ilgili olanlarda oradan buradan duyduklarını gelisi guzel
seyleri
anlatıyorlar.
Genclere biraz haksızlık etmiyormusunuz ? Gecmisle ilgili
soruları anne ve babasına sormayan yok gibi. Farkındamısınız
bilmem ama gecmisimiz hakkında cok buyuk bir merak var
aslında. Ben aksine orta yasta olanların ilgisiz ve bilgisiz
olduğunu dusunuyorum.
Haksızlık ediyor olabilirim tabii. Asıl meselenin ozellikle
orta yas
gurubundan kaynaklandığınıda biliyorum. Onlar bilgi
birikimlerini-varsa
tabii- yaratıp genclere aktarmakta pek tembel davrandılar
veya hala
oyle davranıyorlar.
Evet benimde gozlemim bu yondedir.
Kurden Kırsehire sitesine tarih oğretmeni, muhendis, doktor,
yabancı dil
oğretmeni olanlardan mesajlar geliyordu. Sordukları „Biz
Kırsehire
nereden, nasıl gelmisiz ?” sorusu oluyordu coğnlukla.
Tarih oğretmeni olanlardamı soruyordu ?
Evet... aynen oyle. Okulda oğrencisine bilmem kacbin yıl
oncesinin
tarihini oğretiyor ama kendi ailesinin cok değil son
ikiyuzyıllık tarihini
bilmiyor. ingilizce, Almanca oğretmenliği yapıp kendi
anadilinde anne ve
babasının ismini yazamayanlar var. Yani durum bu denli acaip
bir
durum.
Bu ciddi bir sorun. Hepimizin uzerinde dusunmesi
gereken bir mesele. Tartısmakla konusmakla da bitmez.
Musadenizle yaptığınız calısmaya gelmek istiyorum.
Asiretimiz
ve koyumuz hakkında yaptığınız calısma bittimi ?
Evet. Uzun zamandır uzerinde durduğum bir calısmaydı.
Nihayet bitti.
Bir yerde yayımlandımı ?
Yayınlandı. iki bolumden olusuyor. Birinci bolumu gectiğimiz
gunlerde
Orta Anadolu Kurdlerinin; Tarih, Kultur ve Edebiyat dergisi
olan
birnebun`un 41. Sayısında yayınlandı.
Buna sevindim. ikinci bolumu ne zaman yayınlanacak, birde
neleri iceriyor ?
Calısma uzun ve kapsamlı. Bunun icin iki bolum halinde
yayımlamayı
uygun buldum. ilk bolumu...
Evet...
Sexbilan asiretinin son 200 yıllık tarihi ile ilgili bir
arastırmanın dokumu.
Kırsehire gelmeden onceki yasam merkezleri olan “Ciyaye
Kurmenc”
(Kurddağı eteklerinden bugune gelis maceralarııele alıor.
Ciyaye Kurmenc !... neresi oluyor ? biz Adıyaman ve Antep
taraflarından Kırsehire geldiğimizi biliyorduk.
Adıyaman-Antep-Maras oldukca genis bir coğrafya. Ciyaye
Kurmenc
bolgeside o coğrafyanın icerisinde veya kesisme noktasında.
Haritadan
bakıldığında gorulebilir.
Doğru bakılabilir.
Asiret 1690 lı yıllara kadar Kilis kazasına kayıtlıymıs. 5
yıl sonra yani
1695 yılında cıkan bir iskan fermanıyla bugun Suriye devleti
sınırları
icerisinde kalan Rakka eyaleti dahilindeki Halep sehri
dolaylarına
surgun edilmis.
Oradan mı gelmisler Kırsehire ?
Kırsehir gelinen sondurak. Rakka eyaletinde
kalamayacaklarını
anlayınca izin almadan eskiden hayvanlarını otlatmak icin
gittikleri
yaylalara geri donmusler.
Neden terk etmisler, beğenmemislermi orayı !
Beğenmekten ote yasanacak yer değil orası. Colun basladığı
nokta. Yani
bizim bildiğimiz kumlu col. Ana gecim kaynakları besicilik.
Burası uygun
gelmemis. Birde arap asiretlerinin bitmek tukenmek bilmiyen
saldırıları
var.
Orayı terk ettikten sonra nereye gidiyorlar ?
Bir kesimi Sivas Kangal taraflarına gelirken, bir kesimide
Cukurovanın
iclerine gidiyor. Surekli hareket halindeler. Bazen bir
araya geliyorlar,
bazen birbirlerinden ayrılıyorlar. Bu surecte asiret
parcalanıyor.
Evet
Ama butun bu olanlar Kurddağı olarak tanımlanan coğrafyada
yasanıyor. Bu gecici gidis gelisleri saymasazsak Kırsehire
gelmeden
onceki yerleri ifade ettiğim gibi Ciyaye Kurmenc, yani
Kurdağı
etekleridir.
Anladığım kadarı ile asiretimizin buradan Kırsehire
geldiğine
kesin eminsiniz. Sizi bu kadar emin olmaya iten sey nedir ?
Aslında bir cok sey var. Ama ben bir ornekle kısaca
acıklayayım . Tarih
arastırmalarında genelde basvurulan bir metod vardır.
Arastırdığınız
olgunun adının etimolojik değerini ele alırsınız.
ikinci bolum ise, daha cok Sexbilanların Kırsehirde kurduğu
ilk koy
olması acısından Mahmutlunun anatomisi ni iceriyor.
Anatomi derken ?
Koyun kurulus yılları ve bicimi, simdi yasamayan hakkın
rahmetine
kavusmus sahsiyetlerin biyografileri, yer yore adları ve en
onemliside
kabile dokusunu anatomi baslığı altında ele aldım.
Bizim asiretin kurduğu ilk koymu oluyor Mahmutlu simdi.
Evet. Zaten mahmutlunun tarihi birazda Sexbilan`ların
tarihidir.
Bahcepınar ve Cevirmeyi ayrı tutarsak diğer koyler
Mahmutludan
ayrılma ailelerin kurduğu koylerdir.
O zaman ilk once 3 koymu kuruluyor !
Simdi asiret kırsehire iskan edilince yerlesiklik gereği
koyler kurulmak
isteniyor. Đlk baslarda iki tanesinden baskasına izin
verilmiyor.
Hangi koylere izin veriliyor ?
Bahcepınar ve Cevirme koylerini kuran ailelerin
dısındakilerine izin
verilmiyor. Deniyor ki siz burada toplu halde
kalmayacaksınız. Baska
yere gideceksiniz.
Nereye gidin deniyor ?
Orasıda Yozgatın Sefaatlı ilcesine bağlı turk koyleri.
Oralara sizi tek tek
aile olarak dağıtacağız deniyor.
Bu bana ilginc geldi. Buyuklerimiz bundan hic
bahsetmemislerdi. Nedenini soracağım ama ilk once gidip
gitmediklerini bilmek istiyorum.
Mecburen gidiyorlar ve toplam 3 yıl bu koylerde kalıyorlar.
Bu dağıtım
Kırsehire gelinen ilk yıllara rastladığından unutulmus
olabilir.
Đstemeseler de gitmek zorunda kalıyorlar anlayacağın.
Yani aileler bir birinden ayrılarak yabancısı oldukları,
dilini
kulturunu bilmedikleri koylere bir anlamda surgunmu
ediliyorlar
?
Oyle, surgun de diyebiliriz buna . Cunku hem gitmek
istemiyorlar
hemde tanımadıkları bilmedikleri yerler oraları. turkce
bilen hemen
hemen kimse yok o zamanlar. Zaten Osmanlı doneminde kendi
baslarına buyruk yasamıslar. Kuralları kendileri koymuslar.
Sefaatlı`nın hangi koyleri bunlar ?
Bendeki bilgilere gore dağıtım kabile
duzeyinde yapılıyor.
Pasakoy,
Karahamzalı, Kaykılı, Osman Tekke ve Đbramhacılı koyleridir
gidilen
koyler. Hangi kabile hangi koye gitmistir onuda belirtmek
gerekirse....
Sevinirim...
Mala Baxde (Bağdatoğulları, Aslan, Ozturk vs.) ve Mala Pare
(Ertunc,
Kocak, Demir, Kılıc, Ozer, Turab, Đlhan vs.) kabileleri,
Pasakoy, Kaykılı
ve Osman Tekke koylerine, Remki (Keles, Deniz, Gundoğdu vs.)
kabilesi
ise Đbram Hacılı, koyune dağıtılmıslar.
Diğer kabileler !
Onları henuz birebir tespit edemedim ama muhtemelen onlarda
bu
ismi gecen koylere beraber gitmis olmalıdırlar. Soyle
diyelim. Cevirme
ve Bahcepınar dısında diğer koylerin kurucu aileleri ilk
once bu koylere
tek tek dağıtılmıs.
Sonradan gerimi donuyorlar ?
Uc yıl kaldıktan sonra kimseye sormadan, izin almadan
koyunuzun
bugunku yerine yani Qisle ye geri dondukleri elimdeki
bilgilerde
mevcut.
Demin sormak istediğim soruya geleyim. Neden ozellikle bizim
koye Kırsehirde kalmalarına izin verilmiyor ?
Bu benim de dikkatimi cekti. Bu soruyu bende senin gibi
sordum.
Aslında bu bir tur cezalandırma sekli. Yani temelde
birbirine akraba olan
kabileleri birbirinden ayırarak iskan etme cezası.
Sexbilan`ların dısında
bu yaptırıma veya cezaya carptırılan yok gibi. Varsada ben
rastlamadım.
Evet
Devletin ozellikle Sexbilan`ları cezalandırma diye bir
kararı olmalı.
Tarihi belgelerde bu yonde bilgiler var aslında. Uzatmayayım,
devletin
o gunku yoneticileri Sexbilan asiretinin tek bir bolgede
toplu halde
kalmasını, iskan olmasını istememis.
Bu arada bir merakımı sorayım. Kırsehirde baska asiret
kollarıda
var. Neden ilk once Sexbilan`lar veya bizim koyun tarihini
arastırdınız ?
Kırsehirde Cadırlı on takısı ile anılan koylerin
dısındakiler, yani “Axze
Colle”dekiler buyuk bir asiretler konfederasyonu olan Reswan
lara ait
ailelerin kurduğ koyler. Bunlar Mifikan, Sexbilan, Berketi,
Oxciyan,
Bilikan ve Molikan diye 6 kola ayrııorlar. Yani mevcut Kurd
koyleri
saydığı kollara bir bicimde bağıve bu adla anııorlar.
Sexbilan`larıda saydınız değilmi ?
Tabii tabii. Sexbilan asiretide Reswan veya Resi`dir. Colde
toplam 10
koy kurmuslar. Senin soruna gelirsek eğer, calısmam aslında
tum
Reswan asiret kollarını iceriyor. Tek tek ele alarak sıraya
koymustum.
Sexbilan`lar bitti. Bende yayımlamayı uygun buldum.
Anladığım kadarı ile bizim asiret Reswan, (Rısvan veya Resi
diyelim) ların bir alt kolu oluyor. Peki bu yoruma tespite
nereden varıyorsunuz ?
Beni bu tespite goturen verilerden bahsi gecen calısmamda da
değindim... isitersen yeniden ifade edeyim.
Memnun olurum.
Bu konuda elimizde iki temel veri var. Birisi buyuklerin
anlatımı,
diğeride 1695 yılından bu yana tutulmus Osmanlı devlet
kayıtlarıdır.
Asiretimiz resmi kayıtlara gecmis yani...
Tabii tabii. Osmanlı Devletinin bir ozelliği hemen herseyi
kayıt altına
almıs olmasıdır. Sorun onlara ulasmak ve okuyamamaktan
kaynaklanıyor. Đstersen kısaca bahsedeyim
Cok sevinirim.
Sahsen taradığım ve incelediğim Osmanlı kayıtlarında 3 yerde
Sexbilan`larla ilgili belgelere rastladım. Ucunde de asiret
ozgun yani
gercek ismi ile geciyor.
Bahsini ettiğin kayıtları resmimi mi ? Gerci yazıdada
okuyabiliriz
ama ...
Evet evet. Devletin tuttuğu resmi kayıtlardır. Zaten yazıda
kaynak
gosterek alıntıda yaptım. Gelelim ikinci veriye.
Bende oraya gelecektim.
Gencler pek bilmiyor olabilir. Cunku koyler eski koyler
değil artık.
Muthis bir goc ten dolayı herkes bir yerlere dağılmıs
durumda. Kimi
Viyanada, kimi Almanyada kimi Đstanbulda. Bunun icin biraz
oncede
bahs ettiğim gibi kusaklar arasında bir kopukluk var.
Haklısınız...
Ama eskiden dede ve ebelerimize hangi asirettensin (iz) ?
diye
sorulduğunda, “Em ji esira Resiyani” veya” Em Resi” ni
derlerdi. Bu
hemen her koyde verilen bir cevaptı Yani soylemek istediğm
resmi
kayılara parelel olarak bizlerde kendimizi “Resi” olarak
tanıları.
Diğr yanda konusulan Kurdcenin fonetik ve diyalekt
ozellikleri, inanc
ve kulturel dunyamı, gelenek ve gorenekler vs. hepsi bizi
Reswan
asiretinden olduğmuz gerceğne goturuyor.
Resmi kayıtların dısında kimlerden bilgi aldınız ?
Diğer koylerle karsılastırdığımda Mahmutlu biraz sanslı
diyebilirim.
Koyun veya asiretin tarihi ile ilgili konusulabilecek
bilgileri olanlar var.
Yakalasık on kisi ile konustum. Uzun uzun sohbetler yapma
imkanım
oldu.
Kimlerdir bunlar diye sorsam,
Tabii, tabii, isimlerini soyleyeyim ki bir anlamda onlarada
tesekkur
etmis olurum. Basta bugun Antepte yasayan koylunuz değerli
Hacı
Deniz in cok yardımları oldu. Yaslı olmasına karsın cok
kuvvetli bir
hafızası var ve asiretin son ikiyuzyıllık tarihini en ufak
detayına kadar
biliyor. Viyenada yasayan sevgili Nurettin Kılıc, Cengiz
Demir, Cuneyt
Dağdalan, istanbulda Metin Dinc, Almanyada Memduh Bağdatoğlu
suan
aklıma ilk gelenler.
Babamlada konusmustun !
Ha evet. Sağolsun baban Halil Pala da onemli bilgiler verdi.
Konusunca
bende sasırdım. Bir cok sey biliyor olmasına karsın niye
yazmamıs
diyede merek etmedim değil. Ha... birde Hanefi Salman,
Bircan
Karamusaoğlu ve Asaf Kelesi unutmayayım.
Birazda bizim koy Mahmutlu uzerine konusmak istiyorum. Hangi
yıl kurulmus koyumuz.
Aslında Qisle nin yani mahmutlunun hangi yıllarda kurulduğu
konusunda iki gorus var. Birisi 1790 ila 1820 yılları
arasında.
Kimin gorusudur bu ?
Sayın Nurettin Kılıc ın gorusudur. O bu gorusune
Hecelibeg`in doğum
tarihini yani 1820 yılı kanıt gosteriyor.
Hecielibeg kimdir ?
Biraz once belirtiğim gibi Mala Pare kabilesinin buyuğu.
istersen bu
konulara girmeyelim yoksa roportaj uzar. Zaten yazıda bahs
ettim.
Oradan okunabilir.
Tamam anladım peki diğer gorus...
Oda sevgili Heci Denize aittir. Heci Deniz 1847 yılında
kurulduğunu
soyluyor. Ustelik bu tarih uzerine kesin seyler soyluyor.
Sizce hangisi doğrudur ?
Aslında su doğru bu yanlıs demekten ote su daha akla
yatkındır diyelim.
Bana gore Heci Denizin verdiği tarih yani 1847 akla daha
yatkın
gelmektedir. Cunku asieret epey bir donem koyun yerinde kon
larda
yani cadır yasamı kalıyor. Biraz once bahsettiğim gibi
Sefaatlının
koylerine dağıtılıyor vs. Ama koyun bugunku yerine kesin
iskanı 1847
sonrası olması ihtimali daha buyuk.
Neden !
Cunku her nekadar Kırsehirde kalmalarına karsın resmi olarak
bu
yıllardan sonra kayıt altına alınıyorlar.
Peki, koyun tarihini incelerken baska ne dikkatiniz cekti
diye
sorsam.
Dikkatimi ceken cok sey oldu aslında. istersen onuda
sohbetin ikinci
bolumune bırakalım. Cunku daha cok koyunuz hakkında
konusacağız.