YAZIYA GERI DÖN

 

Menu
Ana Sayfa
Mahmutlu Köyü
Resimler 
Wallpaper
Video Görüntüleri 
Ben
Forum
Anket
Diger Köylerimiz
Köy Camileri
Hamamlar
Ziyaretci Defteri
E-Card
Tanitim köylülerimiz
Reklam
Winamp Skinler
Katkida Bulunanlar
Dost Siteleri 
Iletisim
Extra

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

VAHIT DURAN ILE RÖPORTAJ
 
Sayın Vahit Duran, asiretimiz Sexbilan ve koyumuz
Mahmutlu`nun tarihi uzerine bir calısma icerisinde olduğunuzu
biliyorum. Bu konuda sizinle konusmak ve
“mahmutlukoyu.com” da yayılamak istiyorum.
Tabii... olabilir. Fakat konusacaklarımız ne kadar anlasılır ne kadar
anlasılmaz onu bilemiyorum.
 
Neden anlasılmasın ! Sonucta asiretimizin ve koyumuzun tarihi
ile ilgili seyler...
Siteyi takip edenler coğunlukla genc. Merak ettikleri konular farklı
olabilir. Soyleyeceklerim ilgilerini cekmeyebilir.

 

Yok, yok, oyle değil...ilgilerini ceker ve soylenenleri anlarlar.
Anlamayanda, annesine babasına veya bir buyuğune sorar.
Soylemek istediğim su aslında. Biz Kırsehir Kurdleri kusakları arasında
bir kopukluk var. Bizim soylediklerimizi gencler, genclerin soylediklerini
ise bizler anlamıyoruz bazen. Birde memleket dısında, baska ulkelerde
yasıyoruz. Bu kopukluk doğal olarak farklı duygu ve merakları ortaya
cıkarıyor. Dediğim gibi merak edilen konular bazıları icin anlam
tasımıyor olabiliyor.

 

Bu doğal birsey değilmi? Her kusağın kendine gore bir merakı,
bir zevki olabilir.
Tabii ki olabilir. Buna itiraz edilmez zaten. Ama bazı temel konularda
ortak duyguların ve merakın olması sart. Bu olmadımı o toplum kendi
varlığına yabancı duser ve zamanla farklı bir sey olur cıkar. Kendine
yabancılasır yani. Bazı değerlerin bu iliski ve ortak dil uzerinden genc
kusaklara aktarılması gerekir. Orneğin...

 

Evet.. Orneğin
Simdi herkes futboldan hoslanır veya hoslanabilir. Genc olanda yaslı
olanda. Dunyada hemen heryerde bu boyledir. Ama bir Alman veya
Hollandalı, bir ingiliz genci ile futbolun dısında tarihi ve kulturu ile ilgili
sohbet edebilir, tartısabilirsiniz. Ustelik ailesi, koyu veya sehri uzerine
bilgileri bir cırpıda onunuze dokerler. Olağan ve doğal birseydir bu.
Konustuğunuz genc bir Kurd ustelik Kırsehirden geliyorsa is o zaman
zorlasıyor.

 

Nasıl zorlasıyor ?
Bu konularda soyleyecek , konusulacak bir sey olmuyor o zaman. Biraz
ilgili olanlarda oradan buradan duyduklarını gelisi guzel seyleri
anlatıyorlar.

 

Genclere biraz haksızlık etmiyormusunuz ? Gecmisle ilgili
soruları anne ve babasına sormayan yok gibi. Farkındamısınız
bilmem ama gecmisimiz hakkında cok buyuk bir merak var
aslında. Ben aksine orta yasta olanların ilgisiz ve bilgisiz
olduğunu dusunuyorum.
Haksızlık ediyor olabilirim tabii. Asıl meselenin ozellikle orta yas
gurubundan kaynaklandığınıda biliyorum. Onlar bilgi birikimlerini-varsa
tabii- yaratıp genclere aktarmakta pek tembel davrandılar veya hala
oyle davranıyorlar.

 

Evet benimde gozlemim bu yondedir.
Kurden Kırsehire sitesine tarih oğretmeni, muhendis, doktor, yabancı dil
oğretmeni olanlardan mesajlar geliyordu. Sordukları „Biz Kırsehire
nereden, nasıl gelmisiz ?” sorusu oluyordu coğnlukla.

 

Tarih oğretmeni olanlardamı soruyordu ?
Evet... aynen oyle. Okulda oğrencisine bilmem kacbin yıl oncesinin
tarihini oğretiyor ama kendi ailesinin cok değil son ikiyuzyıllık tarihini
bilmiyor. ingilizce, Almanca oğretmenliği yapıp kendi anadilinde anne ve
babasının ismini yazamayanlar var. Yani durum bu denli acaip bir
durum.

 

Bu ciddi bir sorun. Hepimizin uzerinde dusunmesi
gereken bir mesele. Tartısmakla konusmakla da bitmez.
Musadenizle yaptığınız calısmaya gelmek istiyorum. Asiretimiz
ve koyumuz hakkında yaptığınız calısma bittimi ?
Evet. Uzun zamandır uzerinde durduğum bir calısmaydı. Nihayet bitti.
Bir yerde yayımlandımı ?
Yayınlandı. iki bolumden olusuyor. Birinci bolumu gectiğimiz gunlerde
Orta Anadolu Kurdlerinin; Tarih, Kultur ve Edebiyat dergisi olan
birnebun`un 41. Sayısında yayınlandı.

 

Buna sevindim. ikinci bolumu ne zaman yayınlanacak, birde
neleri iceriyor ?
Calısma uzun ve kapsamlı. Bunun icin iki bolum halinde yayımlamayı
uygun buldum. ilk bolumu...

 

Evet...
Sexbilan asiretinin son 200 yıllık tarihi ile ilgili bir arastırmanın dokumu.
Kırsehire gelmeden onceki yasam merkezleri olan “Ciyaye Kurmenc”
(Kurddağı eteklerinden bugune gelis maceralarııele alıor.

 

Ciyaye Kurmenc !... neresi oluyor ? biz Adıyaman ve Antep
taraflarından Kırsehire geldiğimizi biliyorduk.
Adıyaman-Antep-Maras oldukca genis bir coğrafya. Ciyaye Kurmenc
bolgeside o coğrafyanın icerisinde veya kesisme noktasında. Haritadan
bakıldığında gorulebilir.

 

Doğru bakılabilir.
Asiret 1690 lı yıllara kadar Kilis kazasına kayıtlıymıs. 5 yıl sonra yani
1695 yılında cıkan bir iskan fermanıyla bugun Suriye devleti sınırları
icerisinde kalan Rakka eyaleti dahilindeki Halep sehri dolaylarına
surgun edilmis.

 

Oradan mı gelmisler Kırsehire ?
Kırsehir gelinen sondurak. Rakka eyaletinde kalamayacaklarını
anlayınca izin almadan eskiden hayvanlarını otlatmak icin gittikleri
yaylalara geri donmusler.

 

Neden terk etmisler, beğenmemislermi orayı !
Beğenmekten ote yasanacak yer değil orası. Colun basladığı nokta. Yani
bizim bildiğimiz kumlu col. Ana gecim kaynakları besicilik. Burası uygun
gelmemis. Birde arap asiretlerinin bitmek tukenmek bilmiyen saldırıları
var.

 

Orayı terk ettikten sonra nereye gidiyorlar ?
Bir kesimi Sivas Kangal taraflarına gelirken, bir kesimide Cukurovanın
iclerine gidiyor. Surekli hareket halindeler. Bazen bir araya geliyorlar,
bazen birbirlerinden ayrılıyorlar. Bu surecte asiret parcalanıyor.

 

Evet
Ama butun bu olanlar Kurddağı olarak tanımlanan coğrafyada
yasanıyor. Bu gecici gidis gelisleri saymasazsak Kırsehire gelmeden
onceki yerleri ifade ettiğim gibi Ciyaye Kurmenc, yani Kurdağı
etekleridir.

 

Anladığım kadarı ile asiretimizin buradan Kırsehire geldiğine
kesin eminsiniz. Sizi bu kadar emin olmaya iten sey nedir ?
Aslında bir cok sey var. Ama ben bir ornekle kısaca acıklayayım . Tarih
arastırmalarında genelde basvurulan bir metod vardır. Arastırdığınız
olgunun adının etimolojik değerini ele alırsınız.

 

isimlerin ne anlama geldiği ve neyi ifade ettiği konusunumu
kast ediyorsunuz ?
Evet... oylede diyebiliriz. Simdi ele aldığımız Sexbilan asireti. isim iki
kelimeden olusuyor. Sex ve Bilan. Sex turkcede “seyh” anlamıdadı.
Bilan kelimesinde kok hecesi “Bil” “an” eki eklenmistir. Oda coğl
anlamda ler-lar oluyor ki Seyhbilan`ları orasıveya efradıanlamıa
geliyor. Burada onemli olan „il” in ne anlama geldiğni bilmekti. Onu
arastıdı.

 

Ne sonuca vardınız.
„Bil“ kok kelimesinin anlamıkonusunda iki olasıı var bana gore. Birisi
Bil(o )yani bir erkek ismi olabilir. Seyh takıııalarakta Seyh Bilo diye
asirete adııveren birisi olabilir. Coğl anlamıilede Seyhbilan yani Seyh
Bilo (lar), diye okunabilir.

 

Diğer olasılık nedir !
Bilan kelimesinin bir yer veya yore adı olma olasılığı. Arastırmalarım
sonucu biraz once bahs ettiğim Ciyaye Kurmenc taraflarında adı
gecmiste Bilan olan bir yasam merkezine rastladım.

 

Oylemi ! neresi burası ?
Bugun ki idari taksimata gore Đskenderun ilcesine bağlı bir ilce Bilan.
Simdiki adıda Belen.

 

Belen ile Bilan farklı kelimeler olmuyormu ?
Oluyor... olmasına da.... Belen simdiki versiyonu. Eskiden buraya Belen
değil Bilan denirmis.

 

iskenderuna bağlı dediniz !
Buda seni yanıltmasın. Gecmiste bu bolgeler hep Ciyaye Kurmenc (Kurd
Dağı) olarak biliniyordu. Cumhuriyetle birlikte oraya buraya
bağlanmıslar. Cicekdağ ile Yerkoy orneğini dusun. Aralarında belki 3 km
yok. Mahalleler ic ice girmis ama biri Kırsehire bağlı biride Yozgata.

 

Evet haklısınız...
Bilan ile iliski kurmamın sebebide buyuklerin anlatımlarında bu Belen
veya Bilanın cokca gecmesidir. Yani Belen Sexbilan`lara yabancı bir yer
değil. Mesela “Egite Sexbilan” veya “Delale Sexbilan” diye bir sahsiyetin
yasamııBilan da yitirdiğ ve oraya gomulduğ bilgileri var. Birde !

 

Birde...!
Mahmutlu da bazı sahsiyetlerin biografilerini incelerken Bilan
taraflarında doğmus olanlara rastladım.

 

Nasıl yani oradamı doğmuslar ?
istersen bir ornek vereyim. Sizin koyde “Amedi” kabilesi var. Simdiki
soyadlarıAtak, Korkmaz. Koyde “Mala Ehmede Sexe” olarak bilinirler.
Đte kabileye adııveren Ehmede Sexe, Belen veya Bilandan Kısehire
geri donerlerken yolda doğyor.

 

Hangi tarihte doğuyor ?
188o li yıllar.

 

Bu tarihten once koyumuze kurulmus olmalıdır ama ...
Tabii tabii. Cok onceleri koy kuruluyor ama yinede eski yasam
merkezlerine, yaylalara vs. gidip geliyorlar. Yani Ehmede Sexe
doğduğunda asiret Kırsehire iskan olmustu.

 

Soylemek istediğiniz sumu ! Bilan veya bugunku ismi ile Belen
olan bolgenin ismindenmi geliyor asiretimizin ismi...
Biraz oncede dediğim gibi bu kuvvetli bir olasılık. Kesin boyledir
demiyorum. Bu ihtimali kuvvetli kılanda Belenin bir Seyhler bolgesi
olmasıdır. Tarihte bir cok dini sahsiyet yani Seyh yasamıs burada.
Onlarca dini sahsiyetin turbeleri hala ziyaret ediliyor. Tarihte unlu bir
Seyh olan “Sex Bereketi” nin turbeside buradadı. Anlayacağı Seyhi
bol olan bir ilce. Biride “Seyhbı” olmalıı.

 

Yazınızın ikinci bolumune gelelim.
ikinci bolum ise, daha cok Sexbilanların Kırsehirde kurduğu ilk koy
olması acısından Mahmutlunun anatomisi ni iceriyor.

 

Anatomi derken ?
Koyun kurulus yılları ve bicimi, simdi yasamayan hakkın rahmetine
kavusmus sahsiyetlerin biyografileri, yer yore adları ve en onemliside
kabile dokusunu anatomi baslığı altında ele aldım.

 

Bizim asiretin kurduğu ilk koymu oluyor Mahmutlu simdi.
Evet. Zaten mahmutlunun tarihi birazda Sexbilan`ların tarihidir.
Bahcepınar ve Cevirmeyi ayrı tutarsak diğer koyler Mahmutludan
ayrılma ailelerin kurduğu koylerdir.

 

O zaman ilk once 3 koymu kuruluyor !
Simdi asiret kırsehire iskan edilince yerlesiklik gereği koyler kurulmak
isteniyor. Đlk baslarda iki tanesinden baskasına izin verilmiyor.

 

Hangi koylere izin veriliyor ?
Bahcepınar ve Cevirme koylerini kuran ailelerin dısındakilerine izin
verilmiyor. Deniyor ki siz burada toplu halde kalmayacaksınız. Baska
yere gideceksiniz.

 

Nereye gidin deniyor ?
Orasıda Yozgatın Sefaatlı ilcesine bağlı turk koyleri. Oralara sizi tek tek
aile olarak dağıtacağız deniyor.

 

Bu bana ilginc geldi. Buyuklerimiz bundan hic
bahsetmemislerdi. Nedenini soracağım ama ilk once gidip
gitmediklerini bilmek istiyorum.
Mecburen gidiyorlar ve toplam 3 yıl bu koylerde kalıyorlar. Bu dağıtım
Kırsehire gelinen ilk yıllara rastladığından unutulmus olabilir.
Đstemeseler de gitmek zorunda kalıyorlar anlayacağın.

 

Yani aileler bir birinden ayrılarak yabancısı oldukları, dilini
kulturunu bilmedikleri koylere bir anlamda surgunmu ediliyorlar
?
Oyle, surgun de diyebiliriz buna . Cunku hem gitmek istemiyorlar
hemde tanımadıkları bilmedikleri yerler oraları. turkce bilen hemen
hemen kimse yok o zamanlar. Zaten Osmanlı doneminde kendi
baslarına buyruk yasamıslar. Kuralları kendileri koymuslar.

 

Sefaatlı`nın hangi koyleri bunlar ?
Bendeki bilgilere gore dağıtım kabile duzeyinde yapılıyor. Pasakoy,
Karahamzalı, Kaykılı, Osman Tekke ve Đbramhacılı koyleridir gidilen
koyler. Hangi kabile hangi koye gitmistir onuda belirtmek gerekirse....

 

Sevinirim...
Mala Baxde (Bağdatoğulları, Aslan, Ozturk vs.) ve Mala Pare (Ertunc,
Kocak, Demir, Kılıc, Ozer, Turab, Đlhan vs.) kabileleri, Pasakoy, Kaykılı
ve Osman Tekke koylerine, Remki (Keles, Deniz, Gundoğdu vs.) kabilesi
ise Đbram Hacılı, koyune dağıtılmıslar.

 

Diğer kabileler !
Onları henuz birebir tespit edemedim ama muhtemelen onlarda bu
ismi gecen koylere beraber gitmis olmalıdırlar. Soyle diyelim. Cevirme
ve Bahcepınar dısında diğer koylerin kurucu aileleri ilk once bu koylere
tek tek dağıtılmıs.

 

Sonradan gerimi donuyorlar ?
Uc yıl kaldıktan sonra kimseye sormadan, izin almadan koyunuzun
bugunku yerine yani Qisle ye geri dondukleri elimdeki bilgilerde
mevcut.

 

Demin sormak istediğim soruya geleyim. Neden ozellikle bizim
koye Kırsehirde kalmalarına izin verilmiyor ?
Bu benim de dikkatimi cekti. Bu soruyu bende senin gibi sordum.
Aslında bu bir tur cezalandırma sekli. Yani temelde birbirine akraba olan
kabileleri birbirinden ayırarak iskan etme cezası. Sexbilan`ların dısında
bu yaptırıma veya cezaya carptırılan yok gibi. Varsada ben
rastlamadım.

 

Evet
Devletin ozellikle Sexbilan`ları cezalandırma diye bir kararı olmalı.
Tarihi belgelerde bu yonde bilgiler var aslında. Uzatmayayım, devletin
o gunku yoneticileri Sexbilan asiretinin tek bir bolgede toplu halde
kalmasını, iskan olmasını istememis.

 

Bu arada bir merakımı sorayım. Kırsehirde baska asiret kollarıda
var. Neden ilk once Sexbilan`lar veya bizim koyun tarihini
arastırdınız ?
Kırsehirde Cadırlı on takısı ile anılan koylerin dısındakiler, yani “Axze
Colle”dekiler buyuk bir asiretler konfederasyonu olan Reswan lara ait
ailelerin kurduğ koyler. Bunlar Mifikan, Sexbilan, Berketi, Oxciyan,
Bilikan ve Molikan diye 6 kola ayrııorlar. Yani mevcut Kurd koyleri
saydığı kollara bir bicimde bağıve bu adla anııorlar.

 

Sexbilan`larıda saydınız değilmi ?
Tabii tabii. Sexbilan asiretide Reswan veya Resi`dir. Colde toplam 10
koy kurmuslar. Senin soruna gelirsek eğer, calısmam aslında tum
Reswan asiret kollarını iceriyor. Tek tek ele alarak sıraya koymustum.
Sexbilan`lar bitti. Bende yayımlamayı uygun buldum.

 

Anladığım kadarı ile bizim asiret Reswan, (Rısvan veya Resi
diyelim) ların bir alt kolu oluyor. Peki bu yoruma tespite
nereden varıyorsunuz ?
Beni bu tespite goturen verilerden bahsi gecen calısmamda da
değindim... isitersen yeniden ifade edeyim.

 

Memnun olurum.
Bu konuda elimizde iki temel veri var. Birisi buyuklerin anlatımı,
diğeride 1695 yılından bu yana tutulmus Osmanlı devlet kayıtlarıdır.

 

Asiretimiz resmi kayıtlara gecmis yani...
Tabii tabii. Osmanlı Devletinin bir ozelliği hemen herseyi kayıt altına
almıs olmasıdır. Sorun onlara ulasmak ve okuyamamaktan
kaynaklanıyor. Đstersen kısaca bahsedeyim

 

Cok sevinirim.
Sahsen taradığım ve incelediğim Osmanlı kayıtlarında 3 yerde
Sexbilan`larla ilgili belgelere rastladım. Ucunde de asiret ozgun yani
gercek ismi ile geciyor.

 

Bahsini ettiğin kayıtları resmimi mi ? Gerci yazıdada okuyabiliriz
ama ...
Evet evet. Devletin tuttuğu resmi kayıtlardır. Zaten yazıda kaynak
gosterek alıntıda yaptım. Gelelim ikinci veriye.

 

Bende oraya gelecektim.
Gencler pek bilmiyor olabilir. Cunku koyler eski koyler değil artık.
Muthis bir goc ten dolayı herkes bir yerlere dağılmıs durumda. Kimi
Viyanada, kimi Almanyada kimi Đstanbulda. Bunun icin biraz oncede
bahs ettiğim gibi kusaklar arasında bir kopukluk var.

 

Haklısınız...
Ama eskiden dede ve ebelerimize hangi asirettensin (iz) ? diye
sorulduğunda, “Em ji esira Resiyani” veya” Em Resi” ni derlerdi. Bu
hemen her koyde verilen bir cevaptı Yani soylemek istediğm resmi
kayılara parelel olarak bizlerde kendimizi “Resi” olarak tanıları.
Diğr yanda konusulan Kurdcenin fonetik ve diyalekt ozellikleri, inanc
ve kulturel dunyamı, gelenek ve gorenekler vs. hepsi bizi Reswan
asiretinden olduğmuz gerceğne goturuyor.

 

Resmi kayıtların dısında kimlerden bilgi aldınız ?
Diğer koylerle karsılastırdığımda Mahmutlu biraz sanslı diyebilirim.
Koyun veya asiretin tarihi ile ilgili konusulabilecek bilgileri olanlar var.
Yakalasık on kisi ile konustum. Uzun uzun sohbetler yapma imkanım
oldu.

 

Kimlerdir bunlar diye sorsam,
Tabii, tabii, isimlerini soyleyeyim ki bir anlamda onlarada tesekkur
etmis olurum. Basta bugun Antepte yasayan koylunuz değerli Hacı
Deniz in cok yardımları oldu. Yaslı olmasına karsın cok kuvvetli bir
hafızası var ve asiretin son ikiyuzyıllık tarihini en ufak detayına kadar
biliyor. Viyenada yasayan sevgili Nurettin Kılıc, Cengiz Demir, Cuneyt
Dağdalan, istanbulda Metin Dinc, Almanyada Memduh Bağdatoğlu suan
aklıma ilk gelenler.

 

Babamlada konusmustun !
Ha evet. Sağolsun baban Halil Pala da onemli bilgiler verdi. Konusunca
bende sasırdım. Bir cok sey biliyor olmasına karsın niye yazmamıs
diyede merek etmedim değil. Ha... birde Hanefi Salman, Bircan
Karamusaoğlu ve Asaf Kelesi unutmayayım.

 

Birazda bizim koy Mahmutlu uzerine konusmak istiyorum. Hangi
yıl kurulmus koyumuz.
Aslında Qisle nin yani mahmutlunun hangi yıllarda kurulduğu
konusunda iki gorus var. Birisi 1790 ila 1820 yılları arasında.

 

Kimin gorusudur bu ?
Sayın Nurettin Kılıc ın gorusudur. O bu gorusune Hecelibeg`in doğum
tarihini yani 1820 yılı kanıt gosteriyor.

 

Hecielibeg kimdir ?
Biraz once belirtiğim gibi Mala Pare kabilesinin buyuğu. istersen bu
konulara girmeyelim yoksa roportaj uzar. Zaten yazıda bahs ettim.
Oradan okunabilir.

 

Tamam anladım peki diğer gorus...
Oda sevgili Heci Denize aittir. Heci Deniz 1847 yılında kurulduğunu
soyluyor. Ustelik bu tarih uzerine kesin seyler soyluyor.

 

Sizce hangisi doğrudur ?
Aslında su doğru bu yanlıs demekten ote su daha akla yatkındır diyelim.
Bana gore Heci Denizin verdiği tarih yani 1847 akla daha yatkın
gelmektedir. Cunku asieret epey bir donem koyun yerinde kon larda
yani cadır yasamı kalıyor. Biraz once bahsettiğim gibi Sefaatlının
koylerine dağıtılıyor vs. Ama koyun bugunku yerine kesin iskanı 1847
sonrası olması ihtimali daha buyuk.

 

Neden !
Cunku her nekadar Kırsehirde kalmalarına karsın resmi olarak bu
yıllardan sonra kayıt altına alınıyorlar.

 

Peki, koyun tarihini incelerken baska ne dikkatiniz cekti diye
sorsam.
Dikkatimi ceken cok sey oldu aslında. istersen onuda sohbetin ikinci
bolumune bırakalım. Cunku daha cok koyunuz hakkında konusacağız.

 

Olur. Bende aslında koyum uzerine tarihi bilgileri merak
ediyorum. Bu arada tesekkurlerimi hemen ifade edeyim bu
guzel sohbet icin.